Semra Göney,

Son sergisi “DOĞA” ile sanat yaşamının geneline yayılan, kendi ile do-ğa arasındaki ilişkiyi açıklamaya ve izleyicileriyle paylaşmaya devam ediyor. Bu yönü, bu kez resimlerinde çeşitli katman ve kıvrım oluşumlarla karşımıza geliyor. Bu oluşumlarda da ilginç saptamaları olan sanatçı, bunları farklı soyutlamalarla sunuyor.

“DOĞA” başlıklı serginin kataloğundaki yazısında Göney’in resimlerindeki felsefi de-rinliği vurgulayan Özkan Eroğlu, bir başka açıya, işi doğa tarafından açıklayan şu yaklaşımla-ra da kulak verilmesini istiyor ve Georg Christoph Tobler’in “Die Natur” (Doğa) başlıklı yazı-sından

Türkçeye çevirdiği şu vurguları da sunuyor:

“Doğa! Doğa bizi kuşatır, bizi kucaklar. Doğanın etkisinden çıkmak olanaklı değildir. Doğanın derinliklerine de ulaşamayız. Doğa bize ormadan ve bize haber vermeden dansına bizi dahil eder. Bu danstan kurtulabilmek umuduyla epeyce bir sürükleniriz. Doğa sonsuz durumlar yaratarak yeni şekiller oluşturur, böylece her şey hem yeni, hem de eskidir, hiçbir zaman olamayacağı kadar değişir ve dönüşür…” “…Biz doğanın tam da ortasında yaşarız ve ona yabancıyızdır. O sürekli bizimle konu-şur, fakat sırlarını asla ele vermez. Durmaksızın üstünde hareket etmemize rağmen, onun üzerinde hiçbir güç ve etkimiz yoktur…”

“…Sonsuzluk, hayat, hareket ve sürekli kararsızlık doğanın temel özellikleri olmasına rağmen, onun sanki ilerlemez gibi görünen bir hali de vardır. Ancak her an şekilden şekle girer. Onda denge ve dinginlik duygusu olmamasına karşın, hareketsizliğe de karşıdır…”

“Doğa bir bütündür. Hiçbir zaman tam bir olgunluğa ulaşmaz. Yaptıkları bir sonsuz-lukta yenilenerek gerçekleşendir…”

“…Herkese özel ve farklı görünür, bin bir isimle anılır, bin bir sözde kendini gizler ve o hep aynı kalmayı başarır”.

Semra Göney’in “Doğa” adlı sergisi, 10 Mayıs – 6 Haziran tarihleri arasında Galeri ARK’ta ziyaret edilebilir.